make eggs - Turc Anglais Dictionnaire

make eggs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "make eggs" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
General
make eggs v. yumurta yapmak
They are formed from the cells that make eggs.
Yumurta yapan hücrelerden oluşurlar.

More Sentences

Sens de "make eggs" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 20 résultat(s)

Anglais Turc
Phrases
you've got to crack a few eggs to make an omelet expr. yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you've got to crack a few eggs to make an omelet expr. omlet yapmak için birkaç yumurta kırman gerekir
you've got to crack a few eggs to make an omelet expr. bir şeyleri başarmak için birilerini incitmekten başka şansın yok
Proverb
you cannot make an omelet without breaking eggs (figüratif) bir şeyleri başarmak için birilerini incitmek/kırmak zorunda kalabilirsin
you cannot make an omelet without breaking eggs yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you can't make an omelette without breaking eggs yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you can't make an omelette without breaking eggs (figüratif) bir şeyleri başarmak için birilerini incitmek/kırmak zorunda kalabilirsin
you can't make an omelet without breaking (a few) eggs yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you can't make an omelet without breaking some eggs bir şeyi başarmak için bir şeylerden vazgeçmen gerek
you have to break eggs to make an omelet (figüratif) bir şeyleri başarmak için birilerini incitmek/kırmak zorunda kalabilirsin
you can't make an omelet without breaking eggs bir şeyi başarmak için bir şeylerden vazgeçmen gerek
you can't make an omelet without breaking eggs (figüratif) bir şeyleri başarmak için birilerini incitmek/kırmak zorunda kalabilirsin
you can't make an omelet without breaking eggs yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you can't make an omelet without breaking some eggs (figüratif) bir şeyleri başarmak için birilerini incitmek/kırmak zorunda kalabilirsin
you can't make an omelet without breaking (a few) eggs (figüratif) bir şeyleri başarmak için birilerini incitmek/kırmak zorunda kalabilirsin
you can't make an omelet without breaking (a few) eggs bir şeyi başarmak için bir şeylerden vazgeçmen gerek
you have to break eggs to make an omelet bir şeyi başarmak için bir şeylerden vazgeçmen gerek
you have to break eggs to make an omelet yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
you can't make an omelet without breaking some eggs yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın
Idioms
you've got to crack a few eggs to make an omelette expr. bir şeyi başarmak için bir şeylerden vazgeçmen gerek